Küçük Kaşif Milo ve Kayıp Yıldız - Bölüm 5

Bölüm 5: Sonsuzluğa Dönüş

Rüzgarkıran, Bulutkıran Dağı'nın sivri zirvesine nazikçe indiğinde, Milo etrafındaki manzaraya hayran kaldı. Burası gerçekten de Dünya'nın bittiği ve uzayın başladığı yer gibi hissettiriyordu. Dağın zirvesi bulut denizinin çok üzerindeydi ve gökyüzü o kadar berraktı ki, Samanyolu Galaksisi tüm ihtişamıyla gözler önüne serilmişti. Yıldızlar o kadar yakındı ki, Milo elini uzatsa tutabilecekmiş gibi hissediyordu. Kartal, "Benim görevim buraya kadar, küçük dostlarım," diyerek kanat çırptı ve gecenin karanlığında süzülerek gözden kayboldu.

Milo çantasını yere bıraktı ve Lumi’yi dikkatlice çıkardı. Küçük yıldızın ışığı artık iyice cılızlaşmış, sadece kalbinin olduğu yerde küçük bir nokta gibi yanıp sönmeye başlamıştı. "Geldik Lumi," dedi Milo sevinçle. "Bak, ailen orada. Şimdi nasıl geri döneceksin?" Lumi güçlükle gözlerini açtı. Gökyüzündeki diğer yıldızları görünce son bir gayretle hafifçe parladı. "Buradan zıplayabilirim Milo. Yerçekimi burada çok zayıf. Ama bana küçük bir itiş gücü lazım." Milo etrafına bakındı, onu nasıl yukarı fırlatabileceğini düşündü. Aklına sırt çantasının dibinde duran elastik çadır ipleri geldi.

Hemen ipleri çıkardı ve iki sağlam kaya parçasının arasına gererek devasa bir sapan yaptı. Ceketinden kestiği bir parçayı da iplerin ortasına bağlayarak Lumi için yumuşak bir yatak oluşturdu. "Hazır mısın?" diye sordu Milo, sapanı olabildiğince geriye doğru çekerken. Lumi gülümsedi. "Seni asla unutmayacağım Milo. Karanlıkta kaybolduğumu sandığımda benim en parlak yıldızım sen oldun." Milo'nun gözleri doldu. "Ben de seni unutmayacağım Lumi. Her gece gökyüzüne bakıp seni arayacağım."

Milo derin bir nefes aldı ve sapanı serbest bıraktı. "Fııııışşt!" sesiyle birlikte Lumi, sapanın verdiği güçle gökyüzüne doğru fırladı. Gittikçe yükseldi, yükseldi. Yerçekiminin sınırını aştığı anda, sönmekte olan ışığı aniden devasa bir patlamayla tekrar eski altın sarısı parlaklığına kavuştu. Gökyüzünde kardeşlerinin arasına katıldığında, tüm gökyüzü sevinçle parlamış gibi oldu. O gece, Rüzgar Gülü Kasabası tarihindeki en muhteşem yıldız yağmuruna şahit oldu. Gökyüzü rengarenk ışıklarla dans ediyordu. Dağın zirvesinde tek başına duran Milo, gökyüzündeki en parlak yıldıza bakarak gülümsedi. Biliyordu ki, evren ne kadar büyük olursa olsun, gökyüzünde ona her gece göz kırpan bir dostu vardı.