Bulut Fabrikası’nın Kayıp Anahtarı - Bölüm 5

Bölüm 5: Renklerin Dönüşü ve Büyük Kutlama

Gölge Lordu, Gökkuşağı Anahtarı’nı kutudan çıkardı ve elleri titreyerek Cıvıl’a uzattı. "Özür dilerim," dedi kısık bir sesle. "Sadece herkesin benim gibi hissetmesini istemiştim. Ama anlıyorum ki, gökyüzü herkesin neşesiyle parlamalı." Cıvıl anahtarı aldı ve büyük bir sevinçle havaya kaldırdı. O anda kale sarsılmaya başladı ama bu bir yıkım değil, bir değişim sarsıntısıydı. Siyah taşlar bembeyaz bulutlara dönüştü, soğuk duvarlar ısındı.

Cıvıl ve Pırpır, yanlarına yeni dostları olan (artık Gölge Lordu olmayan) Işık Muhafızı’nı da alarak Bulut Fabrikası’na döndüler. Cıvıl, Gökkuşağı Anahtarı’nı yerine taktı ve anahtarı saat yönünde üç kez çevirdi. Fabrikanın bacalarından bir anda devasa bir renk patlaması yayıldı. Turuncu, yeşil, sarı ve mor bulutlar gökyüzüne fırladı. Gökyüzü hiç olmadığı kadar parlak ve canlı görünüyordu.

Dünyadaki çocuklar pencerelerine koştular ve gökyüzündeki muhteşem renkleri görünce neşeyle alkış tuttular. Cıvıl, fabrikanın balkonuna çıktı ve aşağıya, gülen çocuklara baktı. Artık işi sadece bulut üretmek değildi; o, dünyadaki her çocuğun hayallerini koruyan bir kahramandı. Pırpır yanına gelip üzerine kondu, Işık Muhafızı ise gökyüzünün diğer ucunda yeni renkler deniyordu.

O günden sonra Bulut Fabrikası hiç durmadı. Cıvıl her sabah anahtarını kontrol ederken, dostluğun ve sevginin en büyük enerji kaynağı olduğunu biliyordu. Gökyüzünde gördüğünüz o şekilli bulutlar var ya? İşte onlar Cıvıl’ın çocuklara gönderdiği küçük selamlar ve sevgi dolu mesajlardı. Ve herkes biliyordu ki, kalbinde birazcık umut taşıyan herkes, en karanlık bulutu bile bir gökkuşağına çevirebilirdi. Gökten üç bulut düştü; biri anlatana, biri dinleyene, biri de tüm hayal kuran çocuklara...