Kadim Sessizlik - Bölüm 6
Bölüm 6: İstilâ
Emre, ormanın kalbinde, o kadim, habis ağacın karşısında büzüldü. Çanın sesi, sessizliği şaşırtmış ve köklerin gevşemesini sağlamıştı ama şimdi, sessizlik daha da derin, daha da tehditkar hale gelmişti. Meşalenin zayıf ışığı, ağacın köklerinin tekrar kımıldadığını, ona doğru yaklaştığını gösteriyordu. Binlerce tiny ışık, o sessiz kurbanların yüzleri, dehşet içinde ona bakıyordu.
O an, mağaranın girişi, kayayla kapatılmış olan giriş, büyük bir gürültüyle sarsıldı. Kayaların arkasından yükselen feryatlar, Kargapınar Köyü’nün feryatlarıydı.
“Sessizliği bozdular!” diye bağırdı o fısıltı, bu sefer daha net, daha öfkeli. “Köy... bozuldu... Ses... Ses... Ses...”
Ağacın kökleri, mağaranın duvarlarını ve zeminini daha şiddetli bir şekilde sararak, mağaranın girişi yönüne doğru hamle yaptı. Kargapınar Köyü, sesle beslenen varlığın istilasına uğramıştı.
Emre, ağaçtan ve köklerinden kaçmaya çalıştı ama her adımında, nemli ve canlı dokuya basıyordu. Her yankı, fısıltıyı tetikliyor, daha da şiddetlendiriyordu. “Daha... Yakın...”
Mağaranın girişi, kayaların kırılmasıyla açıldı. Hasan Dede ve köylüler, mağaraya daldılar. Hepsi feryat ediyor, çığlık atıyor, korkuyla bağırıyordu.
“Sessiz ol!” diye fısıldadı Hasan Dede, sesi çığlıkların arasından zar zor seçildi. “Çanı çal!”
Emre, cebindeki çanı tekrar çıkardı. Çanı salladı. Çanın sesi, mağarada yankılandı. Sessizlik, bir an için durdu. Çığlıklar ve feryatlar kesildi.
Ağacın kökleri gevşedi. Köylüler, mağaranın derinliklerine, karanlık tünele doğru kaçmaya başladılar. Ama çanın sesi durduğunda, sessizlik daha da derinleşti. Ve o an, fısıltı daha netti, daha yakındı. Tam arkasından geliyordu. “Fotoğrafı... Sakla...”
Emre, dehşet içinde arkasına döndü. Hiç kimse yoktu. Sadece ağaç. Ve ağacın üzerindeki ışıklar, hepsi aynı anda ona bakıyordu. Hasan Dede ve köylüler, tünelin karanlığında kayboldular.
Ağacın kökleri, mağaranın girişi yönüne doğru şiddetlendi. Kargapınar Köyü, sesle beslenen varlığın istilasına uğramıştı. Ve Emre, bu istilânın tam merkezinde, sessizliğin kalbinde hapisti. Ağabeyinin kayıp sesini bulmak için, Kadim Sessizlik’in kalbine doğru yürüyordu. Ve en büyük düşmanı, kendi sesi olacaktı.
Ağacın kökleri, mağaranın duvarlarını ve zeminini daha şiddetli bir şekilde sararak, mağaranın girişi yönüne doğru hamle yaptı. Kargapınar Köyü, sesle beslenen varlığın istilasına uğramıştı. Ve Emre, bu istilânın tam merkezinde, sessizliğin kalbinde hapisti. Ağabeyinin kayıp sesini bulmak için, Kadim Sessizlik’in kalbine doğru yürüyordu. Ve en büyük düşmanı, kendi sesi olacaktı.