Kayıp Bahar Ekspresi - Bölüm 5

Bölüm 5: Çiçeklerin Uyanışı

Buzul Devi, Güneş Taşı'nın sıcaklığına büyülenmiş gibi bakıyordu. İlk defa bir şey ona zarar vermeden sıcaklık sunuyordu. "Bu... Bu his nedir?" diye fısıldadı dev, sesi artık bir kükreme değil, yumuşak bir meltem gibiydi. "Buna şefkat denir," diye cevapladı Elif, taşın ışığını devin kalbine doğru tutarak. "Bahar Tohumu'nu serbest bırakmalısın. Eğer bahar gelirse, çiçekler açar. Sen de o çiçekleri uzaktan izleyebilir, onların güzelliğiyle yalnızlığını dindirebilirsin. Her mevsimin bir güzelliği vardır ama hiçbiri sonsuza kadar sürmemeli."

Dev, yavaşça başını salladı. Devasa eliyle Bahar Tohumu'nu koruyan cam fanusu kaldırdı. Tohum serbest kaldığı anda, odaya inanılmaz bir çiçek ve toprak kokusu yayıldı. Tohum havaya yükselerek yeşil bir ışık huzmesi saçtı. Işık nereye değerse, oradaki buzlar anında eriyor, altından yemyeşil çimenler ve rengarenk çiçekler fışkırıyordu. Buzul Devi'nin kalesi hızla eriyerek, muhteşem bir bahar bahçesine dönüştü. Dev, ayaklarının dibinde açan küçük sarı bir papatyaya bakıp gülümsedi; papatya donmadı, aksine devin soğuğu ona sabah çiyi gibi taptaze bir görünüm verdi. Dev, doğayla barışmıştı.

Elif, Bahar Tohumu'nun enerjisiyle parlayan Mevsim Ekspresi'ne doğru koştu. Kondüktör Puhu neşeyle düdüğü çalıyor, Kıvılcım ise gücünü tamamen toplamış bir şekilde havai fişekler patlatıyordu. Tren büyük bir coşkuyla harekete geçti ve dönüş yoluna koyuldu. Yolculuk bu kez çok daha hızlıydı; çünkü geçtikleri her yer baharın şarkısıyla uyanıyordu. Sonunda, uzaktan Sonsuz Kış kasabasının gri silüeti göründü. Ancak tren kasabaya yaklaştıkça, o gri bulutlar dağılmaya, karlar hızla erimeye başladı.

Tren kasabanın meydanına büyük bir buhar bulutu ve neşeli bir ıslıkla girdiğinde, tüm kasaba halkı dışarı fırlamıştı. İnsanlar gözlerine inanamıyordu; yıllardır karlar altında yatan toprak canlanmış, elma ağaçları saniyeler içinde çiçek açmış, sokakları saran soğuk rüzgar yerini ılık bir bahar esintisine bırakmıştı. Çocuklar kalın paltolarını fırlatıp çimenlerin üzerinde koşuşturmaya başladılar. Elif trenden indiğinde, annesi ve babası sevinç gözyaşları içinde ona sarıldı. Mevsim Ekspresi görevini tamamlamıştı. Tren yavaşça saydamlaşıp görünmez olurken, Kondüktör Puhu son kez Elif'e göz kırptı. Kasabaya bahar gelmişti ve Elif biliyordu ki; en sert kışlar bile, içinde birazcık umut taşıyan cesur bir kalp karşısında erimeye mahkumdu.