Mercan Şehri’nin Kayıp Melodisi - Bölüm 3
Bölüm 3: Bilge Kabuk'un Sınavı
Dipsiz Yarık, o kadar derin görünüyordu ki Lina oraya bakarken başının döndüğünü hissetti. Yarığın üzerinde, adeta taştan bir köprü gibi uzanan devasa bir canlı duruyordu. Bu, sırtında küçük mercanlar, deniz süngerleri ve yüzyıllık yosunlar büyümüş olan Kadim Deniz Kaplumbağası Bilge Kabuk'tu. Okyanusun en eski canlısı olarak bilinirdi ve Mercan Şehri'ne giden yolu korumak onun yegane göreviydi. Su Kabuğu yaklaştığında, dev kaplumbağa devasa göz kapaklarını yavaşça ve ağır ağır açtı. Gözleri, içinde galaksiler dönüyormuş gibi derin ve bilge görünüyordu.
"Yolculuk nereye, küçük kabuklu araç?" diye sordu Bilge Kabuk. Sesi, suyun içinde kalın bir titreşim yaratarak doğrudan Lina'nın kalbinde yankılandı. "Saygıdeğer Bilge Kabuk," diye söze başladı Lina, mikrofonu elleri titreyerek tutarken. "Biz Mercan Şehri'ne gitmek istiyoruz. Okyanusun müziği çalındı ve Melodi İncisi'ni bulup geri getirmemiz gerekiyor. Lütfen geçmemize izin verin." Dev kaplumbağa derin bir iç çekti. Nefesi, denizaltının etrafında küçük girdaplar oluşturdu.
"Melodi İncisi... O, okyanusun kalbidir," dedi Bilge Kabuk yavaşça. "Ancak Mercan Şehri'ne sadece müziğin gerçek anlamını bilenler girebilir. Çalan kişi gücü elinde tutmak istedi, ama müziği anlamadı. Geçiş hakkı kazanmak için soruma doğru cevap vermelisin, küçük kız. Bilemezsen, geldiğin yere geri dönmek zorundasın." Lina derin bir nefes alarak başını salladı. Bubi bile endişeyle parıltısını kısmıştı.
"Sorum şudur," diye gürledi kaplumbağa. "Gözle görülmez ama dünyayı sarar. Elleri yoktur ama en sert kayaları bile zamanla aşındırır. Kilitli kapılardan sızar, en derin denizlere ulaşır. O yoksa, inci de bir taştan ibarettir. Söyle bana, nedir bu?" Lina gözlerini kapattı ve düşündü. Gözle görülmeyen, her yeri saran... Su olabilirdi ama suyun görünür bir hali vardı. Elleri olmadan kayaları aşındıran... O an aklına sabah pencereyi açtığında hissettiği o devasa eksiklik geldi. Eksik olan şey sadece ses değildi, o sesi taşıyan dalgaydı. "Titreşim!" dedi Lina gözlerini açarak. "Daha doğrusu... Ses dalgaları! Ses görünmezdir, her yerden geçer ve okyanusun müziğini her yere taşır. İnci titreşmezse, sadece bir taştır!"
Bilge Kabuk'un yüzünde kocaman, babacan bir gülümseme belirdi. "Çok zekisin, denizin kızı. Sesin gücünü ve müziğin özünü anlıyorsun." Kaplumbağa yavaşça kenara çekilerek arkasındaki devasa, parlayan tüneli açığa çıkardı. "Geçebilirsiniz. Ancak dikkatli olun. İnciyi çalan kişi kötü biri değil, sadece çok yorgun bir ruh. Gözlerinizle değil, kalbinizle görün." Su Kabuğu, Bilge Kabuk'a teşekkür ederek parlayan tünelden içeri süzüldü. Mercan Şehri'ne artık çok yakındılar.