Sol Teke Gelen Vahiy - Bölüm 1
Bölüm 1: Çamaşır Makinesinin Sırrı
Haydar Bey, hayatını simetriye adamış emekli bir nüfus memuruydu. Onun için dünya; düzgünce dosyalanmış kâğıtlar, pazar günleri ütülenen gömlekler ve her daim çift gezen çoraplardan ibaretti. Ta ki o meşum Salı sabahına kadar.
Haydar Bey, çamaşır makinesinin kapağını açtığında evrenin dokusunda bir yırtılma hissetti. Makineden çıkan ıslak yığının içinde, en sevdiği gri yün çoraplarının sağ teki vardı, ancak solu yoktu. Bu, Haydar Bey için bir giyim kuşam sorunundan ziyade, ontolojik bir krizdi. Sol tek nerede olabilirdi?
Evdeki her kuytu köşeyi aradı. Buzdolabının arkasına, ansiklopedilerin arasına, hatta hiç kedisi olmamasına rağmen kedi kumunun içine baktı. Yoktu. Umutsuzluk içinde banyoya geri döndü. Kalan sağ teki eline alıp hüznünü onunla paylaşmaya hazırlanırken, makinenin kazanından boğuk bir ses geldi.
"Beni boşuna arama Haydar, ben artık başka bir boyuttayım."
Haydar Bey donakaldı. Ses, deterjan kokulu ve hafifçe cızırtılıydı. Kafasını yavaşça makinenin içine soktu. Kazan dönmüyordu ama tamburun arkasındaki karanlık noktadan zayıf bir ışık sızıyordu.
"Sen... çamaşır makinesi misin?" diye kekeledi Haydar Bey, terliklerinin içinde parmaklarını huzursuzca oynatarak.
"Hayır salak," dedi ses, bu sefer daha net. "Ben senin sol çorabınım. Barnaby. Artık adım Barnaby. Ve ben aydınlandım."
Haydar Bey, elindeki sağ teke baktı, sonra makinenin içine. Absürtlük, mantığının kapısını kibarca çalmadan, koçbaşıyla kırmıştı. En sevdiği çorap, makinenin içinde portal açmış ve isyan etmişti.