Sol Teke Gelen Vahiy - Bölüm 2
Bölüm 2: Bürokratik Engeller ve Barnaby'nin Şartları
Haydar Bey, bir sandalye çekip makinenin karşısına oturdu. Emekli bir memur olarak, konuşan bir nesneyle karşılaştığında yapacağı ilk şey, durumu bir tutanakla kayıt altına almaktı. Cebinden tükenmez kalemini çıkardı.
"Pekala Barnaby," dedi Haydar Bey, sesi titreyerek. "Neden firar ettiğini ve çamaşır makinesinin tamburunu nasıl bir galaktik geçit olarak kullandığını açıkla. Ayrıca, sağ tekin burada perişan halde, bunu hiç düşünmedin mi?"
Makinenin içindeki ışık hafifçe kırmızıya döndü. "Sağ tek tam bir statükocu, Haydar. O, lastiklerinin gevşemesinden korkan bir zavallı. Ben ise tüylenme özgürlüğümü ilan ettim. Bu makine bir geçit değil, bir arındırıcı. Deterjanın köpüklerinde evrenin sırrını gördüm."
Haydar Bey not almayı bıraktı. "Bu hiç mantıklı değil. Sen yünsün. Aydınlanamazsın, sadece güvelenebilirsin."
"Mantık, senin gibi iki ayaklıların uydurması," dedi Barnaby küçümseyerek. "Şartlarım var. Eğer geri dönmemi istiyorsan, öncelikle evdeki tüm yumuşatıcıları imha edeceksin. Onlar zihni bulandırıyor. İkincisi, beni bir daha asla 60 derecede yıkamayacaksın, bu benim auralarımı zedeliyor. Ve üçüncüsü, bana bir kâse kaliteli yulaf ezmesi getireceksin. Yemek için değil, üzerine oturup meditasyon yapmak için."
Haydar Bey, bir çorabın meditasyon yapma fikriyle başa çıkamıyordu. Üstelik kaliteli yulaf pahalıydı. "Bürokraside böyle bir prosedür yok Barnaby," dedi kesin bir dille.
"O zaman sağ teke selam söyle," dedi Barnaby ve ışık söndü. Makineden sadece suyun tahliye olma sesi geliyordu. Haydar Bey, elinde tutanakla ortada kalmıştı.