Zaman Bürosu’nun Olağanüstü Mesai Kazası - Bölüm 3

Bölüm 3: Büyük Reset ve Kadrolu Dinozorlar

Portal kontrolden çıkmıştı. Ofisin içi bir anda Orta Çağ şövalyeleri, 1970’lerin disko kralı kostümlü dansçıları ve gelecekten gelen, sürekli "Vergiler çok yüksek" diye ağlayan siborglarla doldu. Sezar, elindeki portakal suyuyla disko krallarına ayak uydurmaya çalışırken, Napoleon hala portalın eşiğinde dürümünün son parçasını kurtarmaya çalışıyordu. Hayri, "Barnaby!" diye bağırdı, "Çantanın tabanındaki o gizli kırmızı düğme ne işe yarıyordu?" Barnaby dehşet içinde, "O düğme 'Evreni Kapatıp Açma' düğmesi! Eğer ona basarsan her şey eski, sıkıcı ve faturaların zamanında ödendiği o gri dünyaya döner!" dedi.

Hayri etrafına baktı. Bir tarafta evrak imha makinesini kemiren bir T-Rex, diğer tarafta ise müdürün odasında yüksek sesle dedikodu yapan Kleopatra vardı. Aslında dünya şu an çok daha renkliydi ama memuriyet ahlakı ona bu karmaşaya son vermesi gerektiğini söylüyordu. "Üzgünüm dostlar," dedi Hayri ve Barnaby’nin içindeki büyük kırmızı düğmeye tüm gücüyle bastı. O anda tüm ofis devasa bir elektrik süpürgesi tarafından çekiliyormuş gibi sarsıldı. Renkler birbirine karıştı, Napoleon’un çiğ köfteleri havada süzüldü ve her şey derin bir sessizliğe gömüldü.

Gözlerini açtığında Hayri, masasının başındaydı. Saat tam 09:00’u gösteriyordu. Karşısında ne Sezar vardı ne de dinozorlar. Sadece sıradan, sıkıcı evraklar duruyordu. Derin bir nefes alıp kahve kupasına uzandı. Tam o sırada yanındaki evrak çantası Barnaby yavaşça esnedi ve "Ucuz yırttık dostum. Ama bir dahaki sefere kahvene süt yerine ne koyduğuna dikkat et, çünkü az önce müdürün odasından bir firavun tacı buldum," dedi. Hayri gülümseyerek kahvesinden bir yudum aldı; bu seferki sadece sade, normal bir filtre kahveydi. Ya da o öyle sanıyordu, çünkü pencereden dışarı baktığında yan binanın çatısında bir viking gemisi duruyordu.