Fısıldayan Orman ve Kayıp Yıldız Tohumları - Bölüm 2
Bölüm 2: Dikenli Labirent ve Huysuz Porsuk
İlk Yıldız Tohumu'nun izini sürmek o kadar da zor olmadı. Tohum, yaydığı yoğun altın rengi ışık sayesinde kendini belli ediyordu. Ancak bu ışık, ormanın en tehlikeli, en karmaşık ve geçilmesi en zor bölgesi olan Dikenli Labirent'in tam kalbinden geliyordu. Dikenli Labirent, birbirine girmiş, devasa böğürtlen çalılarından ve zehirli sarmaşıklardan oluşuyordu. Çalıların dikenleri o kadar sert ve uzundu ki, en kalın derili hayvanlar bile buraya girmekten çekinirdi. Leo, labirentin girişinde durduğunda kalbi göğüs kafesini kıracakmış gibi çarpıyordu. "Mila, burası çok tehlikeli. Üstelik çok karanlık, ya içeride kaybolursak?" diye sızlandı.
Mila ona güven veren bir gülümsemeyle baktı ve sırt çantasından ceviz kabuğu ve ateş böceği özü kullanarak yaptığı icadı, "Orman Feneri"ni çıkardı. "Merak etme Leo, benimle güvendesin," dedi ışığı açarken. Fenerden yayılan sıcak sarı ışık, dikenlerin üzerindeki çiy damlalarını parlatarak yollarını biraz olsun aydınlattı. İkili, sarmaşıkların altından eğilerek, dikenlerin arasından sıyrılarak ilerlemeye başladılar. Labirentin içi kendi başına ayrı bir dünya gibiydi; etrafta garip fısıltılar yankılanıyor, gölgeler ağaç köklerinin üzerinde oyunlar oynuyordu. Yaklaşık yarım saatlik yorucu bir yürüyüşün ardından labirentin merkezindeki küçük açıklığa ulaştılar. İlk Yıldız Tohumu, yosun kaplı büyük bir kayanın tam üzerinde, küçük bir güneş gibi parlıyordu.
Mila tam tohuma uzanacaktı ki, kayanın arkasından korkunç bir hırlama duyuldu. Karanlığın içinden kırmızı gözler parladı ve devasa bir porsuk ağır adımlarla karşılarına dikildi. Bu, labirentin huysuz koruyucusu Gölge'ydi. "O taşa dokunmayın!" diye kükredi Gölge, tüylerini kabartarak. "Bu ışık, uzun zamandır üşüyen köklerimi ısıttı. Onu size vermeyeceğim!" Leo korkudan olduğu yere çivilenmişti ama Mila bir adım öne çıktı. "Gölge bey," dedi nazikçe, "O bir taş değil, o bir Yıldız Tohumu. Eğer onu bize vermezseniz gökyüzü sonsuza dek karanlık kalacak. Bütün orman, sizin kökleriniz de dahil, bu karanlıktan zarar görecek."
Gölge porsuk, Mila'nın cesaretine şaşırmıştı. Genelde herkes ondan korkar ve kaçardı. Gözlerini kısarak küçük sincaba baktı, sonra Yıldız Tohumu'nun sıcak ışığına çevirdi bakışlarını. "Karanlık... Zaten hayatım karanlık labirentlerde geçti. Ama yıldızların o gümüşi ışığını izlemeyi her zaman sevmişimdir," diye mırıldandı huysuz sesi biraz yumuşayarak. "Eğer onu gökyüzüne geri götüreceğinize söz verirseniz, onu almanıza izin veririm." Leo şaşkınlıkla Gölge'ye baktı, dışarıdan korkutucu görünen bu canlının aslında sadece soğuktan ve yalnızlıktan şikayetçi olduğunu fark etti. Mila tohumu dikkatlice özel bir yaprak kesesine koydu. Gölge onlara labirentin çıkışına kadar eşlik etti ve kestirme bir yol gösterdi. İlk tohum güvendeydi, ama zaman hızla daralıyordu ve önlerinde daha zorlu engeller vardı.