Fısıldayan Orman ve Kayıp Yıldız Tohumları - Bölüm 4
Bölüm 4: Yankı Nehri ve Leo'nun Sınavı
Son Yıldız Tohumu'nun izi, ormanı ikiye bölen ve suyu her zaman gürül gürül akan Yankı Nehri'nin tam ortasında belirmişti. Bu nehir o kadar hızlı akardı ki, içindeki balıklar bile akıntıya karşı yüzmekte zorlanırdı. Nehrin suları kayalara çarptığında ormanın geçmişindeki sesleri yankılarmış gibi tuhaf uğultular çıkarırdı. Leo ve Mila nehrin kenarına ulaştıklarında gördükleri manzara karşısında dehşete düştüler. Üçüncü ve son Yıldız Tohumu, kırmızı ve gümüş renklerde parlıyor, nehrin ortasındaki küçük, kaygan bir kayanın tam ucunda duruyordu. Akıntı o kadar şiddetliydi ki, su seviyesi her saniye yükseliyor ve tohumu alıp devasa Şelale'nin boşluğuna sürüklemekle tehdit ediyordu. Eğer tohum o şelaleden düşerse, sonsuza dek kaybolacaktı.
Mila hemen çantasını karıştırdı. "İp fırlatıcıyı kullanabilirim," diye mırıldandı, ancak elindeki sarmaşık ipinin kayaya ulaşamayacak kadar kısa olduğunu fark etti. Nehir çok genişti ve yüzerek karşıya geçmek, bir sincap için kesin bir felaket olurdu. Zaman tükeniyordu. Su seviyesi birkaç santim daha yükseldi ve tohum hafifçe titreyerek kaymanın eşiğine geldi. "Mila, yapamıyorum," diye fısıldadı Leo, gözleri dolu dolu. "Görevi tamamlayamayacağız." Mila, Leo'nun omuzlarını tuttu ve gözlerinin içine baktı. "Leo, benim oraya ulaşmam imkansız. Ama senin değil. Senin kanatların var! Uçarak o tohumu alabilirsin. Sadece bir saniyeliğine korkunu unutman gerekiyor."
Leo nehre ve hemen ilerideki korkunç şelaleye baktı. Yükseklik, rüzgar, düşme hissi... Bütün korkuları zihninde büyüdü. Midesine kramplar giriyordu. Ancak sonra gökyüzüne baktı. O eskiden parıl parıl parlayan, ona masallar anlatan gökyüzü şimdi simsiyah, cansız bir boşluktu. Arkadaşına, huysuz Gölge'ye, Ulu Çınar'a ve tüm ormana olan sevgisi kalbini doldurdu. Korku hala oradaydı, ama sevgi ondan daha büyüktü. Leo gözlerini sıkıca kapattı, derin bir nefes aldı ve kanatlarını sonuna kadar açtı. Pençelerini topraktan kopardığı anda, Yankı Nehri'nin hırçın rüzgarı onu yukarı kaldırdı.
İlk başta sendeledi, rüzgar onu sağa sola savurdu. Ama sonra kanatlarındaki o doğal gücü hissetti. Rüzgarla savaşmak yerine, onunla dans etmeye başladı. Gözlerini açtığında suyun sadece birkaç santim üzerinde süzüldüğünü gördü. Bu korkutucu değildi, aksine özgürleştirici ve muhteşem bir histi! Leo hızla kayaya doğru süzüldü. Tam Yıldız Tohumu akıntıya kapılıp düşmek üzereyken, büyük bir çeviklikle pençelerini uzattı ve tohumu güvenle yakaladı. Güçlü bir kanat çırpışıyla havaya yükseldi ve Mila'nın yanına, güvenli toprağa yumuşak bir iniş yaptı. Mila sevinç çığlıkları atarak arkadaşına sarıldı. Leo kalbinin hızla atmasını dinlerken gülümsüyordu; sadece tohumu kurtarmamıştı, yıllardır onu esir alan korkusunu da yenmişti.