Sivaslı Eşeğin İntikamı - Bölüm 2
Bölüm 2: Tavuk Müjgan ve Kuantum Fiziği
Öğle saatleri yaklaştığında Erdoğan köyünün tepesine inen sıcaklık, asfaltı eritecek cinstendi. Gaddar’ın boynundaki urgan iyice kısalmış, burnu meşe ağacının gövdesine yapışmıştı. Tam o sırada, köyün dedikoducu ve hafif felsefeye düşkün tavuğu Müjgan, toprakta eşinerek Gaddar’ın yanına geldi. Müjgan, solucan aramak yerine genelde diğer hayvanların psikolojisini bozmayı severdi. Gaddar’a yan yan bakarak, "Gıtgıtgıdak... Hayat bir çemberdir Gaddar, ne kadar dönersen dön, başladığın yere, yani bu ağacın gövdesine dönersin. Özgür irade bir illüzyondur," diyerek sinir bozucu bir şekilde gıdakladı.
Gaddar derin bir iç çekti. Eşek dilinde "Senin o gaganı koparır, mısır koçanına monte ederim" manasına gelen kısa bir anırma sesi çıkardı. Ancak beyni şu an kaba kuvvetle değil, yüksek matematik ve fizikle çalışıyordu. Urganın düğümünü incelemeye başladı. Rüstem Ağa, çapraz bir bağcık tekniği kullanmıştı. Gaddar, boynunu 45 derecelik bir açıyla eğer, alt çenesini urganın altından geçirip sürtünme katsayısını hesaplarsa bu düğümü çözebilirdi.
Güneş tepedeyken, Gaddar çenesini ağacın kabuğuna sürtmeye başladı. Bir yandan da Müjgan'ın anlattığı paralel evren teorilerini dinliyormuş gibi yapıyordu. Paralel evrenlerden birinde kesinlikle Rüstem ağaca bağlıydı, Gaddar ise traktör sürüyordu. Çenesindeki kıllar ağaca sürtündükçe statik elektrik oluştu. Bu elektrik, urganın liflerini hafifçe gevşetti. Gaddar, dudaklarını bir cerrah hassasiyetiyle kullanarak düğümün en zayıf noktasına bir ısırık attı. Müjgan "Yapamazsın, determinizm buna izin vermez!" diye bağırırken, 'şıt' diye bir ses duyuldu. Urganın ilk boğumu açılmıştı. Gaddar, gözlerini kısarak Müjgan’a baktı; Sivaslı bir eşeğin determinizmi umursamadığını kanıtlamasına çok az kalmıştı.