Sivaslı Eşeğin İntikamı - Bölüm 3

Bölüm 3: Özgürlük ve Kaosun Planlanması

Saat öğleden sonra üç sularında, Gaddar son bir çene manevrası ve dil tekniğiyle urganı tamamen çözmeyi başardı. Boynundan düşen ipin toprağa çarpma sesi, onun için bir özgürlük senfonisiydi. Müjgan şok içinde bir yumurta yumurtlayıp oradan hızla uzaklaşırken, Gaddar boynunu kütletti. Şimdi intikam zamanıydı ama bu intikam sıradan bir çifte atmak veya ahırı dağıtmak gibi klişe olmamalıydı. Gaddar, Rüstem Ağa'nın psikolojisini hedef alacak, onu varoluşsal bir dehşete düşürecek sanatsal bir kaos yaratmalıydı.

İlk hedefi, Rüstem’in gözünden bile sakındığı, bahçenin ortasındaki özel aşılanmış 'Sivas Yıldızı' cinsi dev karpuzlardı. Gaddar bahçeye süzüldü. Karpuzları yemek basit bir hamle olurdu. Onun yerine her bir karpuzun üstüne dikkatlice oturdu. Eşek ağırlığı ve yerçekiminin muazzam uyumuyla, karpuzların içi eziliyor ama dış kabukları sağlam kalıyordu. Rüstem karpuzları kestiğinde içinden sadece kırmızı bir püre çıkacaktı.

İkinci aşama, Rüstem’in çok sevdiği, her pazar giydiği 1980 model, damalı kasketiydi. Kasket, çamaşır ipinde mandalla tutturulmuş, güneşte kurumaya bırakılmıştı. Gaddar, arka ayaklarının üzerinde hafifçe şaha kalkarak kasketi ağzına aldı. Onu parçalamadı; bu çok barbarca olurdu. Kasketi götürüp Rüstem’in kangal köpeği Karabaş’ın kulübesinin çatısına gizledi. Karabaş o sırada derin bir uykuda olduğu için bu gizli operasyonu fark etmedi. Gaddar, planının tıkır tıkır işlemesinden aldığı hazla gülümsedi; eşek dudakları yukarı doğru kıvrıldığında ortaya çıkan o sinsi ifade, Hollywood kötü adamlarına taş çıkartırdı.