Sivaslı Eşeğin İntikamı - Bölüm 4

Bölüm 4: Traktör ve Estetik Sabotaj

Akşama doğru güneş etkisini kaybetmeye başlamış, gölgeler uzamıştı. Gaddar’ın intikamında son ve en can alıcı perdeye gelinmişti: Traktör. Rüstem Ağa, kırmızı traktörünü köydeki herkesten, hatta bazen karısından bile çok severdi. Onu akşamları mutlaka garaja çeker, sabahları egzozuna sevgiyle bakardı. Traktör şu an avlunun ortasında, kontak anahtarı üzerinde olacak şekilde duruyordu.

Gaddar traktöre yaklaştı. Vites koluna uzun uzun baktı. Vites değiştirmek anatomik olarak imkansızdı ancak el freni o kadar da zor görünmüyordu. Fakat hayır, mekanik bir arıza Rüstem’in canını sıkar ama ruhunu yaralamazdı. Gaddar estetik bir sabotaj yapmaya karar verdi. Ahırın arkasındaki çamur birikintisine gitti, kuyruğunu çamura iyice buladı. Ardından traktörün yanına dönüp, kuyruğunu bir fırça gibi kullanarak traktörün kaportasına soyut dışavurumcu desenler çizmeye başladı. Çizgiler, kaosu ve bir eşeğin ruhundaki tutsaklık acısını yansıtıyordu. Jackson Pollock görse gözyaşlarına boğulurdu.

İşini bitirdiğinde kaporta tamamen çamurla kaplanmış, garip şekillerle bezenmişti. Gaddar bununla yetinmedi; Rüstem’in radyosunu kurcaladı. Dişleriyle düğmeyi çevirerek frekansı TRT Türkü'den, ağır bir klasik müzik kanalına ayarladı. Sesi de sonuna kadar açtı. Kontak kapalı olduğu için radyo çalmıyordu ama Rüstem motoru çalıştırdığı an, bütün köy Beethoven’ın 9. Senfonisi ile sarsılacaktı. Gaddar son hazırlıklarını tamamladı. Kendi koparttığı urganı boynuna doladı ve meşe ağacının altına geri döndü. Düğümü ağzıyla tutarak, sanki bütün gün orada acı çekiyormuş gibi masum, hüzünlü ve boynu bükük bir pozisyon aldı. Sahne hazırdı.